1. Cem Bey, sizi kısaca tanıyabilir miyiz? Sigorta sektörüne adım atış hikâyeniz nasıl başladı?
Ben Cem Demir, 1986 İstanbul doğumluyum. Yüksek lisans sonrasında o dönemki adıyla Dubai Starr Sigorta olan VHV Allgemeine Sigorta A.Ş.’de İnsan Kaynakları Uzman Yardımcısı olarak göreve başladım. Böylece sigorta sektörüyle tanışmam da bu vesileyle gerçekleşti.2. Dışarıdan bakıldığında sigorta sektörü çoğu zaman teknik bir alan olarak görülüyor. Sizce bu algı ne kadar doğru?
Kısmen doğru diyebilirim. Elbette pek çok departmanda belirli bir teknik bilgiye ihtiyaç duyuluyor; ancak sigortacılık aynı zamanda çok paydaşlı bir alan. Dolayısıyla teknik bilginin yanı sıra iletişim becerisi, problem çözme kabiliyeti ve analitik düşünme yeteneği, sektörde fark yaratan en önemli unsurlar arasında yer alıyor.3. Uzun yıllardır sektörde görev yapıyorsunuz. Türkiye’de sigortacılığın gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yaklaşık 13 yıldır bu sektörün içindeyim. Sigortacılığın geçmişe kıyasla önemli bir gelişim kaydettiğini söyleyebilirim; ancak hâlâ ulaşılması gereken bir seviye var. Türkiye’nin potansiyeli çok yüksek, buna rağmen sigorta hâlâ çoğu kişi için “zorunlu olduğunda yaptırılan” bir hizmet olarak görülüyor. Bu algının değişmesi için hepimize sorumluluk düşüyor.4. Sigorta sektörü genç profesyonellere nasıl fırsatlar sunuyor?
Sigortacılık hem teknik hem kişisel gelişim açısından oldukça zengin bir alan. Şirketler; teknik, satış, bilgi teknolojileri, insan kaynakları gibi farklı uzmanlıkları barındırıyor. Bu da genç profesyonellere kendi yeteneklerine uygun alanlarda ilerleme şansı tanıyor. Üstelik hem yerel hem de uluslararası şirketlerde farklı bakış açılarını öğrenme ve kariyerini küresel ölçekte geliştirme fırsatı bulabiliyorlar.5. Bu sektörde başarılı olmak isteyenlerin hangi yetkinliklere sahip olması gerekir?
Bu aslında çalışılan alana göre değişiklik gösteriyor. Satış tarafında güçlü iletişim, empati kurabilme ve çözüm odaklılık ön plandayken; teknik birimlerde analitik düşünme, dikkat, muhakeme yeteneği ve süreç disiplini öne çıkıyor. Ancak hangi departmanda olursanız olun, sigortacılıkta başarı için ortak bazı özellikler var: sigortacılığı sevmek, sorumluluk almaktan çekinmemek ve öğrenmeye açık olmak bunların başında geliyor.Ayrıca değişen müşteri beklentilerini anlayabilmek, dijital araçları etkin şekilde kullanmak ve takım çalışmasına yatkın olmak da artık olmazsa olmaz yetkinlikler arasında. Sektör hızla dönüşüyor; bu yüzden yeniliklere uyum sağlayabilen, veriye dayalı düşünebilen ve inisiyatif almaktan çekinmeyen profesyoneller geleceğin sigortacıları olacak.
6. “Uzman sigortacılık” kavramı son dönemde sıkça kullanılıyor. Siz bu kavramı insan kaynağı açısından nasıl yorumluyorsunuz?
Uzman sigortacılık genellikle sektörde uzun yıllar geçiren profesyonellerle ilişkilendirilir. Ancak benim bakış açım biraz farklı: Sadece geçirilen süre değil, yaratılan değer de çok önemli. Yani çalışanların sektöre, şirketine ve ekip arkadaşlarına kattıkları bilgi, deneyim ve kültür asıl belirleyici unsurdur.7. VHV Sigorta’da kurum kültürünü ve çalışan deneyimini nasıl tanımlarsınız?
VHV Sigorta’da çalışan memnuniyeti, sürdürülebilir kurum kültürünün temel taşı olarak görülüyor. Bizim için “başarı” yalnızca finansal göstergelerle değil, çalışanlarımızın mutluluğu ve aidiyetiyle de ölçülüyor. Bu anlayış, hem global grubumuzun köklü değerlerinden hem de yerel yönetim ekibimizin insana odaklı yaklaşımından besleniyor.Açık iletişim, güven ve şeffaflık kültürümüzün merkezinde yer alıyor. Her çalışan düşüncelerini özgürce ifade edebilir; fikirler değer görür ve dikkate alınır. Bugün şirketimizde uzman yardımcısı olarak kariyerine başlayan pek çok arkadaşımız, yıllar içinde yöneticilik pozisyonlarına yükselmiştir.
Ayrıca VHV Sigorta’da sadece profesyonel gelişim değil, insani değerler de ön planda. Takım ruhu, dayanışma ve karşılıklı saygı; günlük çalışma hayatımızın ayrılmaz bir parçası. Biz, çalışanlarımızın sadece birer ekip üyesi değil, aynı zamanda şirketimizin geleceğini şekillendiren birer paydaş olduğuna inanıyoruz.
8. Çalışan bağlılığı ve motivasyonu için hangi uygulamalara öncelik veriyorsunuz?
Günümüzde çalışan bağlılığını sürdürebilmek gerçekten kolay değil; çünkü motivasyonu etkileyen unsurlar yalnızca kurum içi uygulamalardan ibaret değil, hayatın genel dinamikleriyle de yakından bağlantılı. Biz bu nedenle çalışan bağlılığını tek yönlü değil, bütünsel bir bakış açısıyla ele alıyoruz.VHV Sigorta’da önceliğimiz çalışanlarımızı dinlemek, takdir etmek ve ödüllendirmek. Düzenli geri bildirimlerle onların beklentilerini anlamaya, güçlü yönlerini öne çıkarmaya ve katkılarını görünür kılmaya özen gösteriyoruz. Başarıların fark edilmesi ve paylaşılması, motivasyonu canlı tutan en önemli faktörlerden biri.
Bununla birlikte, her yıl yaptığımız analizlerle yan haklarımızı ve ücret politikalarımızı sektör ortalamalarının üzerinde tutmaya gayret ediyoruz. Ancak bağlılığın sadece maddi faktörlerle değil, güven, gelişim ve aidiyet duygusu ile güçlendiğini de biliyoruz. Bu nedenle kişisel ve profesyonel gelişimi destekleyen eğitim programlarına, mentorluk uygulamalarına ve iç iletişimi güçlendiren sosyal etkinliklere de büyük önem veriyoruz.
Amacımız; çalışanlarımızın sadece çalıştıkları değil, aynı zamanda kendilerini ait hissettikleri bir kurum yaratmak.
9. Sigorta gibi yüksek sorumluluk gerektiren bir sektörde iş-yaşam dengesi nasıl korunabilir?
Evet, sigortacılık dönem dönem yoğun temposu olan bir iş kolu. Ancak dengeyi korumanın yolu zamanı verimli kullanmaktan geçiyor. Ofisteyken maksimum verimle çalışmak, sonrasında ise kendimize ve sevdiklerimize vakit ayırmak bu dengeyi sağlıyor. Böylece hem üretkenlik hem de motivasyon korunabiliyor.10. Gelecekte sigorta sektöründe hangi rollerin veya yetkinliklerin öne çıkacağını düşünüyorsunuz?
Sigorta sektörü artık sadece poliçelerden ve risk hesaplamalarından ibaret değil; veriye dayalı karar alma, dijitalleşme ve müşteri deneyimi odaklı dönüşüm süreciyle yeni bir kimliğe bürünüyor. Bu dönüşümle birlikte analitik düşünme, etkili iletişim ve yabancı dil bilgisi geleceğin sigortacısının temel yetkinlikleri arasında yer alacak.Özellikle çok uluslu iş birliklerinin artmasıyla, kültürler arası anlayışa sahip, esnek düşünebilen ve global standartlarda çalışabilen profesyonellerin değeri daha da yükselecek. Bunun yanında, veri analitiği, risk modelleme, müşteri deneyimi yönetimi ve dijital ürün geliştirme gibi alanlarda uzmanlaşan rollerin ön plana çıkmasını bekliyoruz.
Sektörümüzde geleceğin sigortacısı, hem rakamlara hâkim hem de insanı merkeze alan bir profesyonel olacak. Çok fonksiyonlu, analitik, iletişimi güçlü ve teknolojiye yakın çalışanlar; sigortacılığın dönüşümüne yön verecek kilit kişiler haline gelecekler.
11. Yapay zekâ ve veri analitiği gibi teknolojilerin sigortacılıkta ve İK süreçlerinde etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yapay zekâ artık sadece iş dünyasının değil, hayatımızın bir parçası haline geldi. Ben “yerimizi alacak” bir teknoloji olarak değil, doğru kullanıldığında işlerimizi kolaylaştıran bir asistan olarak görüyorum. Yapay zekâyı etkin şekilde kullanabilen profesyonellerin fark yaratacağını düşünüyorum. Verileri anlamlı çıktılara dönüştürmek, süreçleri ölçmek ve sürekli iyileştirmek iş dünyasında büyük değer yaratıyor.12. Son olarak, sektöre yeni adım atacak gençlere ne tavsiye edersiniz?
Öncelikle, gerçekten ilgi duydukları ve kendilerini ait hissedecekleri alanlarda yer almalarını tavsiye ederim. Sigorta sektörü çok geniş bir evren — teknik, satış, insan kaynakları, finans, bilgi teknolojileri gibi birçok farklı alanda gelişim fırsatı sunuyor. Bu nedenle herkes kendi güçlü yönlerine uygun bir kariyer yolu bulabilir.Sektörde ilerlemenin anahtarı; sürekli öğrenmeye açık olmak, teknik bilgiyle donanmak ve kendini geliştirmeye yatırım yapmaktan kaçınmamaktır. Sigortacılık, sabır ve istikrar gerektiren bir alan olabilir; ancak uzun vadede emek verenler için hem profesyonel hem de kişisel anlamda son derece tatmin edici bir kariyer sunar.
Genç arkadaşlarıma son olarak şunu söyleyebilirim:
Meraklı olun, sorun, araştırın, deneyin. Hatalardan korkmayın; çünkü her deneyim sizi bir adım ileri taşır. Ve en önemlisi — yaptığınız işi gerçekten sevin. Çünkü sigortacılık, sadece riskleri değil, güveni ve geleceği inşa eden bir meslektir.
